korona’dayken

Sevdigimiz sanatcilar her aksam evlerinden canli yayin yapiyor, biz konserdeymisiz gibi sarkilara eslik ediyoruz. Dunyanin en onemli devlet operalarini oturdugumuz yerden izliyor, muzeleri yumusacik koltugumuzda otururken geziyoruz. Arkadaslarimizla bir takim video call’lar uzerinden gorusup hasret gideriyoruz. Gidemedigimiz spor salonlarinin yaptigi canli yayinlarla fit kalmaya calisirken, bir yandan da cesit cesit yemek tarifi, cocukla yapilabilecek aktiviteler, oze donus, meditasyon vs videolari ariyoruz. Ofiste oldugumuzdan daha cok calisiyor, asla bir seyi aksatmasin diye ugrasiyoruz. Bir yandan ne olursa olsun ani kacirmamaya calisirken, bir yandan da o anda neler oluyor hic bilmesek istiyoruz. Sonra gece yarisi twitter’a kitlenip, bugun kac kisi diye aciklama yapilmasini bekliyoruz.

#evdekal diyoruz birbirimize, sakin cikma. Mecbur ciktin mi, eldiven tak, pek bir yere dokunma, hadi dokundun hemen cantandan kolonyanı, dezenfektanını cikart, sil her seyi. Maske korur mu bilemiyoruz hala ama sen onu da al yanina, en kotu psikolojimizi koruruz diye dusunuyoruz.

Bir tanidigin izleyip de begendigi bir film senaryosu degil, eskiden okuyup da adini hatirlayamadigimiz bir kitap hic degil. Boyle karmakarisik, ertesi sabah neye uyanacagimizi  bilemedigimiz gunlerden geciyoruz. Tum bunlari bildigin biz yasiyoruz!

Ve her sey normalmis gibi davransakta aslinda olmadigini biliyoruz.

Ne zaman gececek, kimsenin bir fikri yok, basinda miyiz, sonunda miyiz belli degil?

Ben 3 gundur evdeyim ailemle. Kendim icin pek korkmasam da (bana bir sey olacagini dusunmedigimden degil, her zamanki gibi kendimi on siraya koymadigimdan) annem, ananem, ablam, cekirdek ailem ve diger tum sevdiklerim, onlarin sevdikleri icin korkuyorum. Bir de hic tanimadigim ve hic taniyamayacagim, dunyanin herhangi bir yerinde mucadele edenler icin.

Arada bir icim hop ediyor, sonra sakinliyorum. Bir takim guvendigim kaynaklardan bilgi alip, onume her dusen videoyu izlememeye calisiyorum. Uzun zamandir baslanilmak istenen kitaplar, izlenmek icin siraya konulmus filmler, yarida kalmis diziler, yagmur gibi yagan mailler ve toplantilar bir yanda, gelgitli ruh hali, anksiyete donmemesine calisilan endiseler, soru isaretleri, kalp carpintilari bir yanda, hayata devam etmeye calisiyorum.

Bir de sevgimi her zamandan daha cok hissettirmeye!

Biliyorum ki tum bu yasananlar gecip gidecek (ama iyi ama kotu), her sey eninde sonunda eski rutinine donecek ve biz o sakin, keyifli, sicak yaz aksamlarina kavusup, sevdiklerimizle uzun sofralara oturacagiz… saglikla, mutlulukla, huzurla…

 

Yorum bırakın