sanki icten ice korkuyorsun benden, ‘ne yapacagi belli olmaz, karışık biraz’ diye dusunuyorsun sanki. karısık degil de, bir parca karmasigimdir belki.
zor geliyorum sana muhtemelen, ‘ugrasilmaz bununla’ diyorsun. uzaktan bakildiginda oyle gibi gozuksem de, kolay biriyimdir aslinda.
oyle basit hayallerim var ki ikimize dair, inanamazsin. biraz anlatayim da korkularin azalsin.
bir yuva istiyorum mesela (ev demedim fark ettiysen, parayla satin alinabilecek bir sey degil bahsettigim). kucuk buyuk fark etmez, tapusunun kime kayitli oldugu da hic onemli degil. ‘bizim’ olsun sadece, kapisini kapattigimizda ikimizin kaldigi; bir de sicak olsun ici, cok usurum de ben.
varsin tek koltugumuz olsun, hep yan yana olalim; ayaklarimi senin kucagina uzatip, gunun yorgunlugunu atayim. sen isten gelince dizime koy basini, anlat tum olanlari. canini sıkanlari, yolunda gitmeyeni anlat. ben sacini oksayayim, gecsin hepsi, orada oylece uyuyakalalim.
film izleyelim beraber, basimi omzuna yaslayayim, sen bana kocaman saril. hangi filmmis, turu neymis onemli degil; sirf sen seviyorsun diye bilim kurgu seceyim bazen, bazen de benim gonlumu yapmak icin sen romantik komedi koy, bos bos bakip kafamizi dagitalim. ikimiz de izleyemeyiz korku filmi ama bazen deneyelim ‘bu o kadar da korkunclu degilmis’ diye, sonunu – tabi ki – hic goremeyelim.
sonra soyle kucuk bir mutfak, camindan kiraz agaclarinin gozuktugu. yemekleri beraber hazirlayayim yalniz, ben o konuda pek iyi degilim; cok usenirsek de kosedeki durumcuden 2 adana soyleriz.
pazar kahvaltilari bende ama, merak etme. uykuya duskun oldugum kadar kahvaltiya da duskunumdur. benden once uyanip da surpriz yapmak istersen gerci o da kabulum, uyku taklidinde hic fena degilimdir.
uyumak demisken, kocaman bir yatak odasina, yedi kapili dolaba da ihtiyacimiz yok. yumusacik bir yatak, basucumuzda bir komodin, ustunde de bir lamba; yeter. yatmadan once 1-2 sayfa kitap okuruz, ben hemen mayisirim zaten, sen isigi kapatirsin, birbirimize sarilip uykuya dalariz. bir de unutmadan, yanimizda 1 bardak da su olsun. karanlik onemli degil de, su olmadan uyuyamam ben – korkular yuzunden kalan eskiden.
zor degilim, cok basitim dedim ama 1 tane sartim var, balkon olmazsa olmaz. ufak bir masa, iki de sandalye bir koseye, diger koseye de cicekler – kisin iceri almak lazim onlari yalniz, sogukta donmasinlar. havalar isinmaya baslayinca yavas yavas balkona atariz kendimizi. once guzel bir kahvalti, sonra soooyle bol kopuklu turk kahvesi (bunlar da benden). ogleden sonra gunes vurur, sicaktan kacip iceri geceriz. gun batmaya yakin cikariz yine, bir sofra kurariz, birer kadeh de raki derken, bir bakmissin yine sabahi etmisiz – fonda muzeyyen.
nasil, hala o kadar zor muyum gozunde? sen biraz dusun tasin, hemen gelme. ben buralardayim bir muddet daha, yanimda hayallerimle…