Uzun zamandir haber izlemeyi, gazete okumayi biraktim; hem artik orada anlatilanlara inanmadigimdan, hem de her olumsuzlugu bunyeme almaktan yoruldugumdan. O kadar negatif ki bir cok sey, gormek / duymak istemiyorum. Bilmek de istemezdim ne yalan soyleyeyim ama o mumkun degil. Dunyadan bir haber olmamak adina, en azindan daha guvendigim bir yer olan sosyal medyadan takip ediyorum olanlari, etrafima soruyorum, bir sekilde bilgi topluyorum.

Dun de gordum herkesin konustugu o fotografi. Bir sayfada denk gelmesem diger sayfada onume dustu; bir arkadasim paylasmasa, bir baskasi paylasti. Hizli hizli gectim nerede gorsem.
Uzun sure bakmalik bir sey yok bence o fotografta, O’nu oyle hatirlamaya gerek yok. ‘3 yasindaki bir cocuk kiyiya vurdu’ cumlesi yetiyor zaten, sirf gozunde canlandirmaya calissan icin parcalaniyor. O yuzden ben, dondur dondur o fotografa bakamiyorum, gozumu kapatip geciyorum (hos gozumu kapatsam da orada, al iste yine kacamiyorum).

Aslinda gordugumden beri yazmayayim diyorum kendi kendime ama olmadi, son zamanlarda nasil yazarak atiyorsam icimdeki her seyi, bunu da oyle atmam gerek; baska turlu olmayacak.

Ben lanet etmiyorum, sucu kimsede aramiyorum, vicdan kalmamis, ‘ey insanlik uyan / utan!’ demiyorum; hem kendimi bunlari diyebilecek buyuklukte gormuyorum, hem de su anda saskinim, cok saskin. Lanet edelim tabi, sucu arayalim herkeste, uyanalin, utanalim ama ben henuz o seviyeye gelemiyorum.

Siz google’a ‘3 yasindaki cocuk’ diye baslayan bir cumle yazdiniz mi? Ben az once yazdim: 3 yasindaki cocugun beslenmesi diye, 3 yasindaki cocugun hastaligi, konusmasi diye tamamliyor cumleyi. Cunku olmasi gereken bu.

Degil 3 yasindaki bir bebek, 30-40-50 yasindaki bir insan da kiyiya vurmamali cunku.

Kiyiya deniz anasi vurur, midye kabugu vurur, dalga vurur, taslar gelir kiyida durur (Balinalar da vurmamali kiyiya mesela, yunuslar da uzak olmali oradan).

Cocuk dedigin kumdan kale yapar kiyida. Tirmigi, kuregi, kovasiyla butun gun gunesin altinda oynar. Yaptigi kaleleri denizden cikanlar ezer bazen, bazen de baska cocuklar, ama o sorun etmez; tekrar yapar.

Cukur kazar kiyiya cocuk, su tasir denizden kovasiyla, bir guzel doldurur cukuru, icine oturur.

Midye kabugu toplar sonra kiyidan evindeki akvaryuma goturmek icin, baligina arkadas olsun diye. Kac aile valizinde bir poset midye kabuguyla, kumla donmustur tatilden evine, sirf cocuklari uzulmesin diye. Minare denilenleri vardir onlarin bir de, daha az bulunurlar; onlardan bulmussa cocuk, ondan mutlusu yoktur; tatilin bittigini unutur (buyuyunce de ofisteki masasina koyar insan o midyeleri, minareleri, bunaldikca bakip bakip sicak yaz gunlerini hatirlasin diye).

Tas toplar sonra kiyidan, renkli renkli bir suru tas. Bazen yeni renkler ogrenir sayelerinde, bazen de camin tuzlu suda uzun sure kalinca yapi degistirip, tasla buzlu cam arasinda bir sey oldugunu. Duz taslar ayrica onemlidir, tas kaydirmaca oynanir hemen arkadaslarla. İddiaya girilir kolasina, dondurmasina, kim bilir belki de plastik topuna.

Deniz analari vurur kiyiya, sahildeki tum cocuklar ususur basina. Beyazlari zararsiz, en fazla biraz tenini yakar, bilirler ama kirmiziyla mavi zehirli; dokunmamak gerek. En yaramazlari (ya da belki de en cesurlari?) bir dal bulur, onunla alir deniz anasini yerden; kovalar digerlerini. Hem korkar, hem eglenir cocuklar.

Dalgalar vurur kiyiya, cocuklar onlarla oynar durur. Bir onlar dalgalari kovalar bir dalgalar onlari, cocuklarin kahkahalari kiyiya vurur.

Dun kiyiya vuran sey insanlik miydi, vicdanlar mi yok oldu, dunyanin sonu mu geldi, kotuler mi kazanacak, yoksa bir cikis yolu var midir, hic bir fikrim yok. O kiyidan bir daha denize girebilir mi insan; kumlarin ustune oturup huzur dolar mi hic bundan sonra, bilemiyorum.
Aklimda, yuregimde binbir dusunce, isin icinden cikamiyorum.

Tek bildigim; cocuk dedigin kiyiya vurmaz, cocuk dedigin kiyida oyle yatmaz!

Yorum bırakın