depresyondayim, unutuldum, aldatildim! sacimi kestirdim, oh rahatladim!

bayadir aklimdaydi; gecen gun ‘aklimdan bir sey eksilsin bari’ diye gittim sacimi kestirdim. kendisi accik kisa oldu.
bir gun belime kadar saclarla beni gorup, ertesi sabah sacimin 2/3’nu goremeyen herkes sasirip, ‘aaa nasi kiydin o saclara’ diye soruyor.
sac ne ki, mumkun olsa kolumu bacagimi kesecegim ama mumkun olamiyor (olur da onlari kesersem hastaneye kapatirlar; simdi sadece depresyonda zaar diye dusunuyorlar)

ama aslinda oyle bir sey yok, depresyonda falan degilim. yani degilim herhalde, emin olamadim simdi.

depresyonda degilim!
olabilirim olabilirim!
%50 deliyim!
deliyim deliyim!

sanirsin bu yasima kadar sacimi hic kestirmedim, ayak bilegime kadar sacim vardi da bir gun gittim sifira vurdurttum kafami (laf aramizda cesaretim olsa onu da yaparim, cok merak ediyorum kafam yamuk mu degil mi; allahtan o kadar cesaretim yok :))

sonra dedim ki kendi kendime, neden?

neden sacini kestiren/boyatan/iste herhangi bir degisiklik yapan kadina hemen depresyonda damgasi yapistiriyoruz? neden illa bir sorun olmak zorunda?
erkekler saclarini abuk sabuk kestirdiklerinde, yarisini kazitip yarisini biraktiklarinda, daha fenasi boyle sadece ense kokunde bir tutam sac biraktiklarinda, efenime soyleyeyim saclarina yer yer rofle attirinca (attiran adam var biliyorum) sorun yok da, biz sacimizi degistirince mi sorun var?!
neden sevgili toplum, neden bu dayatma? neden bu genelleme?

ben saci benden uzun adam gorunce ‘ay yazik yaaa kimbilir ne derdi var?’ diyor muyum? (ki desem yeri bence. sahi neden o kadar uzatiyorsunuz saclarinizi? valla iyi bir sey degil, belinize kadar saca ihtiyaciniz yok. kadinlarda bile cok uzun bir de bole sekilsiz saciniz olursa kezban falan derler, siz neden basa cikamadiginiz o saclarla dolasiyorsunuz – ismi kezban olan tum hemcinslerimden ozur dilerim)

hem belki depreyonda degilim de asigim; olamaz mi?
belki hoslandigim adam laf arasinda kisa sacli kadinlari cok severim dedi, bende gittim kestirdim? HI?
tamam ben bir adam dedi diye sacini kestirecek biri degilim de olsa olur yani, yapan vardir muhakkak. (bak aklima geldi, ismi lazim degil bir eski sevgilim cok severdi kisa saci, kestirecegim dedim, gittim uclarindan aldirdim; adamin hayaller suya dustu… yazik rahmetli goremedi bu halimi…)

sonra belki sadece sicak; ya da sicak degil de nem cok nem! bunaldim belki sacimdan?
sen uzun sacla yatip uyumaya calistin mi hic arkadasim? hic dolandi mi o saclar uyurken senin boynuna? piton yilani gibi mubarek, boguyor insani. uykundan uyaniveriyorsun ‘allah cok sukur yarabbi’ diye; bize de yazik.

ayrica o yika-cik sampuanlar uzun saclilar icin uretilmiyor, yani yikiyorsun da cikamiyorsun, kurumuyor o sac! saatlerce makineyle ugras dur kurusun da hasta olma, usutme diye…

tamam peki; diyelim ki depresyondayim, ‘ay yazik kizcagiza’ diyecegine yardim etsene, ‘neyin var sekerim’ diye bir sorsana, ‘bi kahve mi icelim mi?’ falan.
yoook, anca olumsuz dusun sen…

ayrica kadin, kestirdigi/boyattigi saci begenmezse asil o zaman depresyona girer. o yuzu bir kotu gozuksun, kendini bir begenmesin, yeni sac modelini/rengini gorenler ‘ayyy sey, yani fena degil’ gibi yarim agiz cevap versin, sen o zaman gor depresyon neymis.
o sac uzayana kadar insan icine cikmaz yeminle; haftada bir sac boyatir aylarca, eski rengi geri gelsin diye.

demem o ki sac kestirmek esittir depresyon degil; bazen sadece sac kestirmektir.
sac boyatmak, birazcik sarisin olmayi istemektir, 2 ay kizil deneyeyim kendimi bir de oyle goreyim demektir.
kendimizi degisik gormeyi istemek, kendimizi oyle sevmektir.

sen sen ol arkadasim, sacini degistirene olumsuz yaklasma, idare ediver begenmesen de. dostluk her zaman aciyi soylemek degil, bazen de yorum yapmadan sessizce her seyin eskiye donmesini beklemektir 🙂

ps: kolumu bacagimi kesmeyi de dusunmuyorum, sacmalamayin. her bir uzvumu cok seviyorum, hic birinden ayrilmaya niyetim yok.
sacin da koku bende, cok degil 2-3 aya uzar, dert etme…

Yorum bırakın