cikikci

hani eskiden kolun bacagin cikinca doktora gitmezmissin; mahallede nefesi kuvvetli, kendi heybetli bir amca olurmus ona gidermissin ya; keske aklimiz ve kalbimiz ciktiginda da yerine takabilecek amcalar olsaydi…

bir uflemesiyle aklimiz yerine gelseydi.
bir dokunmasiyla kalbimiz hicbir sey olmamis gibi atmaya devam etseydi.

neden yok ki?…

08/11/2011

omur torpusu anne diyaloglari

evet, anne cok onemli. evet, o olmazsa cok eksik bazi seyler. evet, 3 gun ayri kalinca burnunun diregi sizlamiyor, kiriliyor. ama bazen anne gercekten omur torpusu oluyor; misal telefonda konusurken.

ne zaman anneme telefon acip bir haber verecek olsam, hic bir soruya mahal vermemek icin sorulabilecek her soruya onceden cevap veririm. ama asla yetmez.

ornek #1

anne ben ali ve ayse’yle sinemaya gidiyorum. gec kalmam…
tamam kizim, ali ve ayse’yle mi gidiyorsun?
evet annecim.
sinemaya mi gidiyorsunuz?
evet annecim.
gec kalmazsin degil mi?
!?! evet annecim gec kalmam!
tamam kizim, gec kalma…
honk hink, yok artik!!!

ornek #2

alo kizim napiyorsun?
calisiyorum annecim, toplantidan ciktim simdi..
toplantidan mi ciktin?
evet annecim, ofise donuyorum.
hii, ofise mi donuyorsun?
evet annecim, ofise donuyorum.
tamam kizim, cok caliscan mi?
evet annecim, mesaiye kalirim.
tamam mesaiye mi kalican?
ayyyyy, evet mesaiye kalirim.
tamam kizim cok calisma, yorulma
snvjisghuahjnkvebqovjaspiv
korkum sudur ki, ben de onun gibi olacagim ve cocuklarim da bana boyle seyler soyleyecekler =)

ornek #3

anne sana bir sey soyleyince hep boyle boyle yapiyorsun
seni de gorecegiz!
=)

14/08/2011

nuans farki

‘erkeklerle kadinlar farkli, birbirini anlayamiyorlar’ diyoruz ya, ben size nedenini soyleyeyim.

siz (yani erkekler) omrunuz boyunca masal anlatiyorsunuz. biz (yani hemcinslerim, kadinlar) bu masallara belli bir yasa kadar inaniyoruz…

yani siz hep cocuk kalip masallar anlatmak, masallar dinlemek istiyorsunuz. siz ve etrafinizdakiler uyusun misil misil, dunya sorunsuz donsun diyorsunuz.

bizse buyuyoruz. masal duymak, masal anlatmak istemiyoruz. istiyoruz ki gercekler konusulsun, bir sorun olursa da cozulsun.

ama siz illa anlatacaksaniz, uykularimizi kacirma pahasina da olsa o masallara inanmiyoruz…

bilesiniz.

07/08/2011

sana ne!

ben bugün tatlı masum bir peri
yarın kızgın vahşi bir kedi
bazen hülyalı aşık Leyla
bazen cilveli hızlı hovarda
bugün kimseden mesaj gelmemiş
yarın telefonu susmak bilmemiş
simdi gözü görmez aptal aşık
sonra belki kafam çok karışık
bir gün pespaye asık suratlı
bir gün tatlı güzel alımlı
coğu zaman ağlak ve gözleri yaşlı
kimi zaman güçlü cesur bakışlı
ben bugün bütün makyajı akmış
yarınsa şımarık götü kalkmış
her zaman eciş bücüş sönmüş feri
arada kibirli dünya güzeli
al ya da git ben böyleyim işte
doğruymuş yanlışmış bana ne
ben adam olmazsam bu gidişle
günahı benim boynumadır sana ne
al ya da git ben böyleyim işte
doğruymuş yanlışmış bana ne
ben adam olmazsam bu gidişle
günahı benim boynumadır sana ne
ben bugün biraz fazla nazlı
yarın baksan dünden razı
ben bugün hünerli ev hanımı
yarın dolunay kaynatır kanımı
bugün pes etmiş depresyonda
yarın tam gaz direksiyonda
ben bugün süzülen narin kelebek
yarın egom çelik bir yelek
bugün git ya da kal sen bilirsin
yarın nasıl olsa geri gelirsin
al ya da git ben böyleyim işte
doğruymuş yanlışmış bana ne
ben adam olmazsam bu gidişle
günahı benim boynumadır sana ne
al ya da git ben böyleyim işte
doğruymuş yanlışmış bana ne
ben adam olmazsam bu gidişle
günahı benim boynumadır sana ne
ben hala tek parçayım sen üzülme
hep kendi yolumdayım sen üzülme
al ya da git ben böyleyim işte
doğruymuş yanlışmış bana ne
ben adam olmazsam bu gidişle
günahı benim boynumadır sana ne
al ya da git ben böyleyim işte
doğruymuş yanlışmış bana ne
ben adam olmazsam bu gidişle
günahı benim boynumadır sana ne

03/08/2011

kork(ma)!

‘korkularinin ustune git’ derler ki bence cok yanlis.
birseyin ustune gidersen ona yaklasmis olursun. yaklastigin sey ise buyur ve insan buyuk birseyden daha cok korkar!

bundandir ki korkuyorsan kacacaksin, arkana bile bakmadan uzaklasacaksin..

08/05/2011

polyanna’dan mektup var!

lipton’dan super bir calisma!
kimbilir kac kisinin hislerine tercuman oluyordur (ozellikle de benim gibi su saatte, ofiste tek basina calisanlar icin =))

aslinda bu kadar basit mutlu olmak… bazen ‘biz’ sadece biz olaylari bu kadar karmasik ve sıkıcı bir hale getiriyoruz.
asil konudan uzaklasip sacmasapan yerlerde dolasiyoruz…
tamam bazen hersey ustuste gelip dayanilmaz bir hal aliyor, kabul… ama bunu uzatip, uzatmamak, buyutup buyutmemek bizim elimizde…

tam oyle bir anda cikti video karsima, sanki birileri ‘heeyy kendine gel. abartma, o kadar da degil’ dedi.
muzigi duymak bile yetti… gunes enerjisini bana yukledi =)

cok bunaldiginda; sevdigimiz birinin sesini duymak, guzel bir muzik dinlemek, yazi dusunmek, kedi sevmek, kalkip dans etmek, 1-2 dergi karistirmak, hayatindaki olumlu seyler icin sukretmek (ki bunlarin sayisi azimsanamayacak kadar fazla…eger saglikliysaniz, aileniz yaninizdaysa, bir kac da gercek dostunuz varsa, vs…) yetiyor bulutlari dagitmaya…
bunu bilip, bunu kendine ogretip yasamak yeterli mutlu olmak icin.

hayat, cidden anlik ve gereksiz konulara uzulmek icin cok kisa….

bakiniz polyanna =)

06/05/2011

hidrellez!

dilekmis, falmis, kadermis, nasipmis, kismetmis… severim boyle seyleri.

elimden bir sey gelmedigi durumlar olunca kismet degilmis derim; her kahveden sonra fal kapatip, kendi kendime eglenirim; geceleri yatarken cooook icten gelen dilekler tutarim..

asagidaki yaziyi kim yazmis bilmiyorum ama okuyunca bile ici rahatliyor insanin, iyi geliyor bir sekilde. burada dursun, gerektikce doner okurum…

3 Sulukuleli Kadinin Hıdrellez Duası

Bugun Hidrellez…

Tüm dilekleriniz gerçek olsun…. Sevdiğim kim varsa, kendim de dahil, sevebileceğim herkes de dahil… Sağlığı iyi olsun. Kalbi ritmini çalsın. Yanakları kiraz pembesi, dudakları bal olsun. Teni sıcak kalsın, enerjisi dışına taşsın. Ciğerlerinden nefes, midesinden gurultu, bacaklarından güç eksik olmasın. Kanı bol olsun, damarlarında dönüp dönüp dolaşsın. Sevdikleriyle birarada olsun. Kolu kollarına değsin, gözü gözlerinin içine baksın. Lafları birbiriyle başlasın. Nesi varsa, bölüşücek biri olsun; nesi yoksa, bulup getiricek biri olsun. Bu birileri az ama öz olsun. Bazıları dünyada tek olsun. Sevgisinin tamamını harcasın. Harcasın ki, ona büyük bir miras kalsın.

Sevmekten bıkıp usanmayacağı biri olsun. Onun yeri ayrı olsun. Onu soysun, başucuna koysun ama yalan uydurmasın. O herşeyine, her haline tek tanık olsun. Bir hareketiyle güldüren, bir hareketiyle ağlatan olsun. Duyguların hepsi onda olsun. Kalbi buna teslim olsun. Bütün şarkılar onu anlatsın. Aşık olsun, sırılsıklam olsun. Kurumasın. Yapmaktan bıkıp usanmayacağı bir işi olsun. Başarının gerçek adının bu olduğunu unutmasın. İbadet eder gibi, bu keşfini hergün yeniden kutlar gibi, onu yapıp dursun. Yaptıkça daha iyi yaptığını görsün. Daha iyi yaptıkça bunu başkaları da görsün. O başkalarının bunu gördüğünü, dış gözüyle görsün, iç gözüyle işine baksın.

Neşesi bol olsun. Kendini mutlu etsin, durduk yere neşelenmek nedir bilsin. İçinde birşey durup durup zıplasın. Duydukları, gördükleri onu gıdıklasın, kahkaha attırsın. Gürültü çıkarsın. Saçma şeyler söylesin. Çocuklukta en şımardığı ana, sık sık gidip gelsin. Nereye gidip geldiği bilinmesin.

Değiştirmek istedikleri değişsin. İçte ve dışta, iyi günde ve kötü günde tadilat yapsın. Eskilerini atsın, ruhunu havalandırsın. Kapıda hep kamyonu dursun. Dilediği yere taşınsın. Kendinden taşınmak isterse, içindeki güç, dışındaki sevgi ona yardımcı olsun. Bileği, bütün alışkanlıklarıyla, bağımlılıklarıyla güreşsin. Birşey ona sürpriz olsun.

Günlerinden bir günü, bir pakete sarılı olsun. Açılınca, içinden hiç beklemediği güzel bir haber çıksın. Bu gün üçyüzaltmışbeşten herhangi biri olsun. Öylesine bir pazartesi, arkaya kavuşturduğu ellerinde, unutulmaz bir salı saklasın. Öyle tahmini mümkün olmayan birşey olsun ki bu, hayatın zekasını anlatsın.

Bir hayali gerçek olsun. Bir hayale gözünü yumsun. Peşinden koşup, onu sobelesin. Hayalini kendinden saklamasın.Bir çizgi filmde olduğunu, herşeyin mümkün olduğunu unutmasın.

Bu duayı okusun. Kendi sesiyle duysun.

Duası gerçek olsun.

Her kelimesine şükretsin.

Tek satırına nazar değmesin.

Amin.

05/05/2011

kayip edenler kulubu

kagan gibi adamlar ‘gitme’ demezler… kagan gibi adamlar gozlerinizin icine bakip anlamanizi isterler, gitmenizi istemediklerini. anlarsiniz aslinda ama bir kerecik olsun ondan duymak istersiniz; bundandir sormaniz da zaten. bundandir tum hayatinizi dudaklarindan cikacak 5 harfli, tek bir kelimeye baglamaniz. ama onlar susarlar; harflerce, kelimelerce susarlar. sizde o gurultulu sessizlige, o tepkisizlige dayanamayip, kalkip gidersiniz; arkaniza bile bakmadan.

kagan gibi adamlar, kendileri giderler cogu zaman; sizin gitmenize gerek kalmadan. olimpos’a gider gibi, bir anda kalkip giderler hayatinizdan… nasil ki geldiklerini anlamadiysaniz; gittiklerini de anlamazsiniz arkalarindan bakarken.

kagan gibi adamlara rahat batar, huzur batar, mutluluk batar. hep dertli olmak zorundadir onlar; hep bir melankoli hali iclerinde, hep bir yalnizlik turkusu dillerinde.

kagan gibi adamlar, kaybeden degil; kayip edenlerdir. kendilerini kayip ederler, sevdiklerini kayip ederler, tutkuyla bagli olduklari ne varsa hayatlarinda; hepsini birer birer, teker teker kayip ederler. onlar beceriksiz sihirbazlardir aslinda. kayip etmeyi ogrenmis ama geri getirmeyi bir turlu ogrenememislerdir.

hayir, malesef kagan gibi adamlar gittiklerinde geri gelmeyeceklerdir. yine, yeniden kayip etmislerdir kendilerini. aramak bosunadir. arayip bulsaniz bile, o sizi tanimayacaktir.

03/04/2011

siz

bana sorsan tipsizdim, yeteneksizdim
ne kadinlik bilirdim, tam beceriksizdim
sizin bana olan askiniz, saka mi yaptiniz?
beni mest ettiniz hep met ettiniz
cok sevdiniz! pisman misiniz?
denediniz! dost mu dusman misiniz ?
farkli miydim? degildim… bir de kibirliydim
degisicem der degismezdim, hep ayni bendim
nasil bana bakip sastiniz, saka mi yaptiniz?
beni mi kastettiniz? hep yücelttiniz…
cok sevdiniz! pişman mısınız ?
denediniz! dost mu düşman mısınız ?

02/03/2011