polyanna’dan mektup var!

lipton’dan super bir calisma!
kimbilir kac kisinin hislerine tercuman oluyordur (ozellikle de benim gibi su saatte, ofiste tek basina calisanlar icin =))

aslinda bu kadar basit mutlu olmak… bazen ‘biz’ sadece biz olaylari bu kadar karmasik ve sıkıcı bir hale getiriyoruz.
asil konudan uzaklasip sacmasapan yerlerde dolasiyoruz…
tamam bazen hersey ustuste gelip dayanilmaz bir hal aliyor, kabul… ama bunu uzatip, uzatmamak, buyutup buyutmemek bizim elimizde…

tam oyle bir anda cikti video karsima, sanki birileri ‘heeyy kendine gel. abartma, o kadar da degil’ dedi.
muzigi duymak bile yetti… gunes enerjisini bana yukledi =)

cok bunaldiginda; sevdigimiz birinin sesini duymak, guzel bir muzik dinlemek, yazi dusunmek, kedi sevmek, kalkip dans etmek, 1-2 dergi karistirmak, hayatindaki olumlu seyler icin sukretmek (ki bunlarin sayisi azimsanamayacak kadar fazla…eger saglikliysaniz, aileniz yaninizdaysa, bir kac da gercek dostunuz varsa, vs…) yetiyor bulutlari dagitmaya…
bunu bilip, bunu kendine ogretip yasamak yeterli mutlu olmak icin.

hayat, cidden anlik ve gereksiz konulara uzulmek icin cok kisa….

bakiniz polyanna =)

06/05/2011

Yorum bırakın