herkes ayni seyden muzdarip sanki.
herkes sikayetci , herkes yorgun, herkes bikmis hayatindan/ailesinden/isinden/sevgilisinden… dayanamiyor; cekip gitmek istiyor. ‘bu yil bitsin artik’ cumleleri kulagima caliniyor surekli baska baska kisilerden.
bir yetememe hali/hissiyati var yani basimizda, bizimle dolanip duruyor surekli.
sabahlari kalkmak istemiyoruz, pazartesi mumkunse hic gelmesin. haftasonu sadece 2 gun, ne yapabilirsin? gezmek? dinlenmek? eglenmek? birikmisleri toparlamak? zaman yok aileyi gorecek, sevgiliyle ozlem giderilecek, arkadasla sohbet edilecek.
benim etrafimda gercekten mutlu insan sayisi cok az; illa bir yerden buluyoruz puruzleri…
biz mi bu hale getirdik, yoksa hayatin dogal akisi bu mu? buyudukce, hayaller kuculur hesabi; buyudukce zaman da azaliyor mu?
hayal kuracak zaman yok.
o hengamede surukleniyormus gibi hissediyorum ben cokca. sele kapilip gidiyor, ruzgarda oradan oraya savruluyorum sanki. bir yandan da dusunme(me)ye calisiyorum:ne kadari gercek yasadigimiz hayatin? ugruna cirpindiklarimiz, kendimiz icin mi?
boyle ugrasip didinirken; kosturup birilerinin ustune basarak bir yerlere gelmeye calisirken, kendimizden neler veriyoruz? ya etrafimiza ne yapiyoruz?
insanligimiz mesela, hala bizimle? saygili miyiz kendimize? cevremizdekilere?
cok klise ama cidden en son ne zaman kaybolduk sokaklarda? peki ben, en sevdigim mevsim olan yazi neden kacirdim, niye doya doya yasamadim?
bir haftasonu neden atlayip anneanneme gitmedim; gitmedim de ne yaptim?
o cok merak ettigim film vizyona girince neden izlemedim acaba? her ay aldigim onca kitap, okunmadan niye bir kosede duruyor?
bunlari cogaltmak o kadar kolay ki, sayfalarca soru var hayatim(iz)da…
isin kotu yani verilecek dogru duzgun bir cevabim yok. olan var mi aranizda?
06/12/2012