bir yıl

Hayatınızda en güçlü olduğunu düşündüğünüz insanın, en güçsüz anlarına tanık olmak.

1 yıldır her gece düşündüğüm bu. Evden mümkün olduğunca uzak kalmayı istemekle, onun yanından 1 an olsun ayrılmayı istememek arasında saçma sapan bir yerdeyim; arafın daha iyi bir yer olduğuna inanıyorum.

Ona yapışık yaşamak istiyorsun ama hastalık kapar diye uzaktan öpücük gönderiyorsun. (Kelini öpüyordum önceden; şimdi çıktı saçları, uzak kaldık yine.) Sıkı sıkı sarılamıyorsun… Eğer hastaysan kendi evinde kalamıyorsun – tabi hasta olduğun için kendi canını yakasın geliyor.

Yüzünde en ufak bir acı ifadesi gördüğünde aklını oynatacağını düşünüyorsun ‘bir şey mi oldu’ diye ama insan oynatmıyor. ‘Alışıyorsun’ diyor doktorları, ‘Hasta yakınları normal hayatlarına dönüyor’ diyorlar ama hiç bir şey normal değil o günden bugüne. Onun için dayanmam gerektiğini bildiğimden idare ediyorum ama nereye kadar gider onu pek bilemiyorum.

Ya en başa dönersek ya vazgeçerse korkusu, içini kemirmek deyimini zorluyor. Diyorum ki kendi kendime, ‘o hala yanında, yanında olmayanlar var; onlar nasıl ayaktaysa sen de kalabilirsin’ ama nafile; ateş düştüğü yeri yakıyor. Onun gibi milyonlarca hasta insan olduğunu bilmek teselli etmiyor, sadece hepsi için dua ediyorsun. Onlar da iyileşsin, onların yakınları da üzülmesin istiyorsun ama elden başka bir şey gelmiyor.

Gariptir onu en çok koruyan insan olmaya çalışırken, ona en çok kızan insan oluyorsun. Kendine dikkat etmediğini gördüğünde çocuk gibi azarlıyorsun, sonra bin pişman olarak. Kendine bunu yapmaya hakkı yok çünkü, sana bunu yapmaya hakkı yok; seni bırakamaz! Tamam o istemedi bunu ama o bitirebilir söylediklerine göre; moral en iyi ilaç.

Ama bazen durup düşündüğünde sen moralini yerinde tutamıyorsan, içinde onunla yaşarken o nasıl yüksek tutsun moralini? Onu anlayıp hak vermeye çalışmak o kadar zor oluyor ki hayatındaki hiç kimse ve hiç bir olaya hak veremiyorsun o saatten sonra.

İsyan etmiyorum ama neden diye sorgulamadan da edemiyorum.. Yazık ki alabileceğim bir cevap yok.

Her şeyin iyi olacağına ve bunun geçici bir durum olduğuna her seferinde tekrar tekrar kendini ikna ediyorsun ama yalan değil, ’Yeter artık ne olacaksa olsun’ da diyorsun bazen içinden. Sonra ‘Allah korusun’ deyip bildiğin bütün duaları ardı ardına sıralamaya başlıyorsun.

1 yıl önce bambaşka bir yöne gitti hayat… Biz bambaşka olduk.

Aynı evin içince yaralarını birbirinden saklamaya çalışan 4 kişiyiz artık. Geçmeyecek yaralar ancak umarım bir daha kanamazlar

15/11/2013

Yorum bırakın