filmin adini ilk duydugumda ‘tamam’ dedim, ‘bu film benim filmimdir’. serendipitye inanci sonsuz ve tesaduf takintili birine daha cok uyan bir film olabilir mi?
(kaldi ki tesaduf film daha gosterime bile girmeden ortaya cikti… dusundugum, kurcaladigim, hayal ettigim, sigindigim, inandigim, bildigim, bilmedigim ne varsa icimde, hepsini hakli cikardi yarattigi/yasattigi tesadufle)
o yuzdendir ki, cok anlam yukleyip gittim, cok farkli bir kafada izledim… izledigim deniz&ozgur’un hikayesiydi, ama aslinda degildi… ben vardim icinde, benim tesaduflerim vardi…
dolayisiyla benden beklenen performansi sergiledim ve filmden sis gozlerle ciktim =)
film guzel, film duygusal, film alip goturuyor, sasirtiyor ama filmi film yapan asil sey sarkilar!
ahh o sarkilar… ozenle secilip, o kadar guzel yerlestirilmisler ki, o sahnelerde tum duygular tavan yapiyor…
muslum gurses girdi acilista, ask tesadufleri sever diye… ‘hayat tekrarlari sever, yeniden baslamayi…’
bence oyle, bazilarimizia gore degil malesef…
goreceli butun bunlar, kisisine gore, kisinin nereden baktigina gore degisiyor.. degisti de zaten, baska turlusunu isterdim ama olmadi.. ortak payda belki de hic bulunamadi.
demir demirkan’i sevmem bile, ama oyle bir yerde ’zaferlerim’ dedi ki, daha anlamli gelemezdi.
‘dun gece hayata seninle yeniden dogdum!’
tanidik geldi bir yerlerden, kelimesi kelimesine degildi belki ama bir benzeri daha once kulagima calinmisti sanki… ya da bana oyle geldi, benim hayalimdi…
tnk – eylul aksami!
ayni sabaha uyanirken, kimbilir, ayni dusu gormusuzdur! olamaz mi? olabilir…
olmustur da zaten, olmustur…
redd’den nefes bile almadan trajikomik bir sarkiydi filmde bence ama o da tam yerindeydi.
‘orumcek gibi ordun zihnimi, dusundukce daha cok isterim seni’
oyle anlar oluyor ki beynimde bir ag olduguna inanabilirim… her sey iyi giderken bir an geliyor, oyle bir an ki beynin karincalaniyor. agri diyemeyecegin ama ismini de koyamayacagin bir his var kafanin icinde; yansimasi da kalbinde. ne dusunebiliyor, ne nefes alabiliyorsun.. seni hayata baglayan tum fonksiyonlar sifirlaniyor birden bire.. beyninin icinde bir seyler donuyor, heralde orumcek var, bir suru orumcek.. ve onlar aglarini oruyor…
ama tum bu tarifsiz, can sikici, can yakici hislere ragmen, degistirmiyorsun olan inancini bazi seylere… istemeye devam ediyorsun.. daha da cok istemeye!
kapanisiysa sebnem ferah’a vermisler, o da layikiyla yapmis bu isi, bitirmis!
bitmesi gerektigini bilmek, surekli bu karari almak, sonra basa sarmak, aralarda kaybolmak, cikis yolunu bulamamak…
ben de kapatiyorum artik, bir daha acmamacasina…