asık galata kulesi

‘salacak açıklarındaki kız kulesi’ne aşıkmış derler galata kulesi için’ demişti; galata kulesi’nin tam karşısında oturuyorduk ve ben her zamanki gibi hayran hayran izliyordum kuleyi. o da beni…

cebinden, o çok sevdiğim kalemini çıkartıp galata kulesi’ni çizdi önünde duran beyaz peçeteye. kelimelerle olduğu kadar çizgilerle de arası iyiydi.

nasıl galata kulesi kız kulesi’ne aşıksa o da bana aşıktı; biliyordum. bildiğim bir diğer şey ise benim ona aşık olmadığımdı… çok isterdim ama olmadı.

çok istediklerimi vermiyor genelde hayat ama çok istediğim ve vermediği her şey için şükrettiriyor sonunda; ’iyi ki’ dedirtiyor ‘iyi ki olmamış’.

garip bir cömertliği var bana karşı.

ne zaman ‘neden olmuyor?’ diye düşünsem, sızlansam mesela, birinin başına gelen kötü birşeyi duyuyorum. çok sevdiğim çok sevdiğini kaybediyor, hiç gitmediğim bir ülkede şehirler yıkılıyor, sokakta bir dilenci elini uzatıp para istiyor, hiç bilmediğim hayatlar bitiyor… onları görüyorum ve acım, üzüntüm çok ufak kalıyor başkalarınınkinin yanında. sevdiklerimi düşünüyorum, yanımdalar; yaşadığım şehir yerinde, içinde istediklerimle; dilenmek zorunda değilim ve hayat bitmiyor, devam ediyor…

o çok istediğim olmasın, bana zararı dokunacaksa sonunda. o çok sevdiğim canımı yakacaksa yine, uzak dursun benden, başkalarının canını yaksın bundan sonra.

gerekiyorsa galata kulesi gibi olayım ben hayatta, uzaktan izleyeyim kız kulesi’ni…

‘salacak açıklarındaki kız kulesi’ne aşıkmış derler onun için… bunu duyduktan sonra yüzü hep ona dönükmüş gibi görünür ve artık hep daha mağrur ve gururludur kavuşamayacağı aşkına uzaktan bakarken…’ desinler benim için de…

29840_400689584203_1625231_n-150x150-1

bu resmi çektiğim gece yanımda olan ve bana bu kısa masalı anlatan adam, şimdi başkasına aşık. kendi kız kulesi’ni buldu ve kavuştu ona masallara inat.

umarım benimle olamayacağı kadar mutludur onunla…

08/11/2012

Yorum bırakın